Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

Şifalı bitkiler , ürünler

4 tane "e kolay" etiketli yazı bulundu "e kolay" tagli diger ogeler resimler , videolar

Yemek Yerken Nelere Dikkat Etmeli?

1-Çok Fazla Yemekten Kaçının
Yarı sindirilmiş besinler, bedende çürüyen kütleler oluşturur kan dolaşımını zehirler ve sonuçta tüm sistemi zayıflatır. Açlık hissiniz tam giderilmeden yemeyi bırakın, şeker ve diğer besleyiciler kan dolaşımına geçip, beyni etkiler etkilemez “tok” hissedeceksiniz.

2- Yemek Yerken Huzurlu Olun
Ne yediğiniz kadar nasıl yediğinizde oldukça önemlidir. Acele, yorgun, rahatsız, mutsuz ya da üzgün bir ruh hali ile yemek yerseniz besininiz düzenli biçimde sindirilmeyecek ve tüm besleyici değeri kaybedilecektir. Zihin hayal kırıklığı içinde olduğu zaman tüm beden de aynı durumda olacaktır. İnsanların kızgınlık durumlarında çekilen mide ve karın bölgesi fotoğraflarında, midenin, şişkin, kabarık, katı, kırmızı renkli olduğu, hiç bir esnekliği ve doğal mide hareketlerinin de olmadığı görülmektedir. Zihin ve beden bu durumda sağlıklı bir sindirim gerçekleştiremeyecektir. Psikolojik olarak kendinizi kötü hissettiğiniz durumlarda yemek yemeniz besinleri düzensiz sindirmenizin yanı sıra sindirilememiş besinlerin bedeninizde çok zararlı asitler ve toksinler de üretmesine neden olacaktır. Bu nedenle mümkün olduğu kadar sakin bir durumda, huzurlu ve mutlu bir ortamda yemeye çalışın.

3- Bir Öğünde Çok Değişik Türde Besin Almayın
Çok değişik türdeki besinler sindirim sistemini zorlar ve zayıflatır. Bu nedenle bir öğünde dört çeşitten fazla besin almamaya özen gösterin. Yemeklerinizi mümkün olduğunca basitleştirin ve özellikle baharatlı yemeklerden uzak durmaya çalışın.

4- Yiyeceklerinizi Tam Olarak Çiğneyin
Özellikle pirinç, ekmek, makarna gibi sindirimi ağızda başlayan besinlerin tükürükle karışması gerektiğinden iyice çiğnenmelidir. Tükürük yeterince alkalindir, bu nedenle besinle yeterince karıştırıldığında asidik besinlerin hastalıklı etkilerini nötrleştirmeye yardımcı olur.

5-Yemek Yerken Oturuşunuza Dikkat Edin
Sırtınız dik olarak oturursanız enerji omurganızdan kolayca akar ve sindirim organlarına hiç bir basınç yapmaz. Aslında sindirim için en iyi pozisyon bağdaş kurarak oturmaktır. Ayaktayken yemekten ve birşey içmekten kaçınınız.

6-Yemekten Sonra Bir Süre Dinlenin ve Sağ Burun Deliğini Açık Tutun
Yemek yedikten sonra yorucu fiziksel ve zihinsel faaliyetlerden kaçının. Yemek sırasında bedenin tüm enerjisi, bedenin kan sindirim organları için gereklidir. Kanı fiziksel işler için kaslara veya yoğun düşünceyi sağlamak için beyne göndermek kişinin fiziksel ve zihinsel yeterliliğini azaltır, aynı zamanda sindirimi de engeller.
Bedende omuriliğin çevresinde halkalar çizerek geçen ve her bir burun deliğinde son bulan iki büyük enerji kanalı vardır. Soluk ağırlıkla sol burun deliğinden aktığı zaman, beden sakin, duyarlı durumda kalır. Ruhsal enerji bedende dolaşır ve zihin de bilincin daha duyarlı durumuna yükselir. Bu durum derin düşünce ya da meditasyon için çok uygundur.
Soluk, ağırlıklı olarak sağ burun deliğinden aktığı zaman, beden daha fazla ısıtılmış, zihinle beden fiziksel faaliyet için hazır hale gelmiştir. Bedenin sindirim için ısıya ihtiyacı olacağından, sağ burun deliği yemek sırasında ve yemekten sonra sürekli olarak açık olmalıdır. Yemek sırasında sağ burun deliği kapalı ve sol burun deliği açıksa kuru ve ağır besinler yememek daha iyidir. Çünkü bunları sindirmek daha güç olacaktır. Yemekten sonra soluğun sağ delikten akmasına dikkat ediniz, solunuza doğru yatmak da tavsiye edilebilir, bu sayede sağ burun deliği kendiliğinden açılacaktır.

7-Öğünler Arasında Yemekten Sakının
Besinlerin midenizi terketmesi ve sindirim özsularının tekrar birikip sonraki öğüne hazırlanması yaklaşık olarak dört saat alır. Gün boyunca sürekli ve düzenli olarak yiyorsanız, mide özsuyu yeterli sindirim gücünü taşımayacak ve zayıflayan mide özsuyu besinleri kolayca sindirilmeyecektir. Günde dört öğünden fazla yemeyiniz.

8-Yatmadan Önce Geç Saatlerde Yemeyin
Yatmadan önce yapılacak bir yürüyüş sindirime yardımcı olacak, sizi gevşetecektir. Geceleri uyumakta güçlük çekiyorsanız, bir bardak ılık süt için.

9-Hergün Bol Su İçin
Su, bedeni zehirlerden ve atık maddelerden temizler, saflaştırır. Sağlıklı bir kişi günde 3-4 litre su veya başka içeceklerden içmelidir. Hasta insanlar-özellikle deri hastalığı olanlar- günde 4 veya 5 litre su içmelidir. Çok su içemeyen bir insansanız hergün aldığınız su miktarını artırın. Yemek sırasında ise fazla su içmeyin, aksi taktirde sindirim salgıları seyrelir ve sindirim yavaşlar. İçtiğiniz suya biraz limon ve tuz katabilirsiniz.

10-Çok Sıcak ve Çok Soğuk Yemeyin
Çok sıcak besinler bedeni fazla ısıtır. Ayrıca sınırlı bir ısı aralığında çalışabilen sindirim enzimlerinin çalışmalarını engeller. Aynı zamanda sindirim sisteminin içini kaplayan mukus zarını da bozabilir.
Yemeğinizi yemeden önce biraz soğutun. Öte yandan, çok soğuk besinler ve serinleticiler de bağırsak kanalını büzüştürür, sindirimi çok zorlaştırır. Ayrıca boğazınıza da zarar verici etki yapabilir. Soğuk yiyecekler nazik soluk borularını büzüştürebilir ve onları daha duyarlı hale getirebilir. Çok soğuk içecekler içmenin yarattığı şok astım krizi veya başka herhangi bir alerjik reaksiyona sebep olabilir.

11- Bol Temiz Hava Alın ve Egzersiz Yapın
Bedenin sindirim organlarını kuvvetlendirmesi, uyarması ve sindirimi kolaylaştırması için egzersiz yapmaya ihtiyaç vardır. Bedeniniz uyuşuk ve tembel bir durumdaysa sindirim faaliyetiniz ve tüm sağlık durumunuz rahatsız olacaktır. Çünkü sindirim ateşi bol miktarda oksijen “yakıt”ını gerektirir. Kabızlığın en iyi tedavi şekli her gün bol egzersiz yapmak, en azından hergün açık havada yürüyüşe çıkmaktır.

12-Her Yemekten Önce “Yarım Banyo” Alın
Beden yemek sırasında ve yemekten sonra çok miktarda ısı üretir, bu nedenle yemekten önce serinletilmesi gerekir. Her öğün yemekten önce “yarım banyo” almalısınız.

Meyve Suyu Yağ Yapıyor!

Meyve Suyu Yağ Yapıyor!

Son yıllarda hayatın hızlanması, beslenmemizi de hızlandırdı. Beslenirken yaptığımız yanlışlar ve günlük gıda tüketimimizdeki karmaşa da şişmanlığı, buna bağlı hastalıkları gündeme getirdi. Su içme alışkanlığımız bile değişti. Acıbadem Kadıköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Şengül Sangu Talak, eskiden sadece hafta sonu tüketilen kolalı içecekler ve meyve suyunun aşırı tüketilmesinin vücutta aşırı miktarda boş enerji alımına ve böylece yağlanmaya yol açtığını söyledi. Talak, “Günde 1,5-2 litre su içilmesini sağlık açısından öneriyoruz. Ancak zayıflamak için bize gelenlerin çoğu su yerine günde 1,5 litre kolalı içecek veya meyve suyu içtiklerini, bir bölümü neredeyse hiç su içmediklerini söylüyor” dedi.
Oysa sağlığın korunmasında ve sağlıklı beslenme programı uygulanmasında suyun vazgeçilmez bir yeri olduğunu anlatan Dyt. Şengül Sangu Talak, “Beslenmedeki hatalarımızla ve su içmeyerek metobolizma dengemizi bozup sadece daha fazla yağlanıyoruz. Günde 3 ana, 3 ara düzenli öğün tüketmek, 1,5-2 litre su içmek ve gün içinde bulduğumuz her fırsatta hareket edip düzenli egzersiz yapmak sağlıklı bir kiloda kalmanın altın formülü” diye konuştu.

Hamileler Yüksek Kalori Alıyor
Beslenme anne karnında, beslenme hataları da hamilelikte başlıyor. Kadınlar yıllar boyu gıda tüketimi konusunda kendilerine aşırı yasaklar koyarak yaşıyor. Hamilelikte de yiyemedikleri ne varsa tüketiyorlar. Hem aşırı kilo alıyorlar, hem de bebeklerinin de şişmanlığa elverişli bir vücut yapısıyla doğmasına yol açıyorlar. Şişman çocukların ilerde diyabet ve kalp, damar hastalıkları riski de artıyor. Bu nedenle kadınların uzun vadeli yatırımcı gibi hareket etmelerini öneren Acıbadem Kadıköy Hastanesi Dyt. Şengül Sangu Talak, “Kötü beslenme ve kısa sürede çok yüksek kaloriler alma ya da tam tersi düşük kalorili diyet yapıp kısa zamanda çok kilo vermek zararlı bir yatırım türü. Uzun vadede istikrarlı bir şekilde beslenmelerine yatırım yapmalılar” dedi. Hızlı kilo kaybetmek metabolizma hızını düşürüyor. Egzersiz yapılmaması da kas kaybına yol açıyor. Yağın artmasında en büyük etken, suyun yerine boş enerji aldıran şekerli içeceklerin konulması, sabah kahvaltısına yağlı poaçalarla başlanması veya kahvaltının hiç yapılmaması, hazır döner, köftelerin çok tüketilmesi, yağ içeriği çok yüksek besinlerin alınması...


400 Gramlık Elma Yemeyin
Beslenme programlarında önerilen meyve tüketiminde de hatalar var. Diyet yapıyorum diye gün boyunca bir tanesi 400 gram gelen elmaların tüketilmesinin vücuda sadece yağ kazandıracağına dikkati çeken Talak şunları söyledi: “Bu büyük elmalardan oturup bir sepet yemek zayıflamaya yardımcı olmaz. Aksine öğünleri bölerek ve küçük meyveler tüketerek yemek metabolizmayı hızlandırır. Bir porsiyon meyve tüketin derken biz 400 gramlık dev elmaları değil, 100 gramlık küçük elmaları kastediyoruz.” Aynı şekilde taze sıkılmış meyve suları da kilo aldırıyor. Çünkü bir bardak meyve suyu, 4-5 portakalın sıkılmasıyla elde ediliyor. Onun yerine bir orta boy portakalı yemek, posa alınacağı için sindirime de yardımcı oluyor.

SU İÇELİM SU



Hemen hemen hepimiz suyun ne kadar faydalı olduğunu biliriz. Her gün 1,5-2 litre su tavsiye edilmektedir. Ancak nedense buna uyanımız son derece azdır.



Su, kasların dengesini sağlayarak kasılma anındaki doğal fonksiyonlarını düzenlemeye yardımcı olur. Cildi güzelleştirir, kurumayı ve deri sarkmalarını önler. Vücudun zararlı maddelerden arınmasını sağlar. Kabızlığı önler. Yağların vücutta depolanmasını önler. Karaciğerin başlıca görevlerinden biri de depolanmış yağları enerjiye çevirip, yakmaktır. Ancak böbrekler yeterli su alamazsa karaciğer iyi çalışmaz ve yağlar bedende depolanır. Yeterli su alınmadığı zaman beden, ihtiyacı olan suyu bağırsaklardan çektiği için kabızlık meydana gelir.

Yemeklerden önce içilen su tokluk hissi verir. Vücudumuz yeterince su alamazsa bunu bir tehlike zannedip suyu saklamaya başlar. Bu da vücutta su toplanmasına, özellikle el ve ayaklarda ödem oluşumuna sebep olur. Bu yüzdendir ki, kişinin gün içinde yeterli miktarda su içmesi çok önemlidir.

türkiye takvimi

İŞTE SİZE BİRKAÇ MAKYAJ HİLESİ!!!

Öncelikle cildinizi size uygun temizleyici ile temizledikten sonra , cildinizi bir miktar yine cildinize uygun bir krem ile nemlendirin.
Cilt tipinize ve renginize uygun bir fondöteni bütün yüzünüze ve çenenizin altina doğru düzgünce yayın. Fondöteni ince bir tabaka halinde sürmeye özen gösterin, bu şekilde daha iyi sonuç elde edeceksiniz.
Fondötenin ardından cildi biraz aydınlatmak için gözlerin altindaki, burun kanatlarının etrafındaki, dudakların altındaki koyu kısımları, yüzünüze sürdüğünüz fondötenden iki ton daha açık renk fondötenle yapabilirsiniz. Burun kemiginin üzerine ve elmacık kemiklerinin üst kenarlarına iyice yayılmalı ve geride sadece hafif bir parlaklık kalmalıdır.
Cildinizdeki kusurlari bir kapatıcının yardımıyla gizleyin. Bunun için cilt lekelerine veya sivilce gibi yerlere bir miktar kapatıcı sürmeniz yeterli.
Eğer fondöteniniz ciltte parlama yapıyorsa matlaştırmak için bir pamuk veya kuru bir sünger parçası ile pudranın cilde yerleşmesini sağlamak için yüzünüze hafifçe bastırarak sürün ve fazlasını başka bir süngerle alın.
Gözlerinize farı sürerken önce tüm gözkapagına bir aplikatör yardımıyla farı sürün. istediginiz kısımlarda rengi azaltın, artırın. Göze gölge yapmak istiyorsanız bunu bir göz kalemi ile yapabilirsiniz. Uygulayacagınız ton, göz farından daha koyu olmalıdır. Yaptığınız bu çizgiyi bir pamuklu çubuk yardımıyla hafifçe yukarıya dogru dagıtın.
Kirpiklerinizin daha sık görünmesi ve göz biçiminizin daha iyi farkedilmesi için göz çevresine yani kirpik diplerinize çizgi çekebilirsiniz ancak sert çizgilerden kaçının.
Rimel mutlaka sürün üst kirpiklerinizin rimelini, önce içten dışa doğru, daha sonra asağıdan yukarıya dogru sürerek, kirpiklerinizin daha gür ve dik görünmesini sağlayabilirsiniz. Alt kirpikleri ise rimeli diplerden aşagıya doğru sürün. Kirpiklerinizde rimelin birikmemesine dikkat edin.
Kaşlar içinse bir fırça yardımıyla kaşlarınızı yukarı doğru tarayın. Kaş renginize uygun bir kalemle kaşlarınızı küçük darbelerle boyayın ve hafifçe dagıtın. Bunun için toz far da kullanabilirsiniz.
Yanakları renklendiririken allığınızı yanak çukuruna iyice yayın. Allığı sürdüğünüz yerde sadece bir parlaklık olmalı. Boyanın nerede baslayıp bittiğini gösteren çizgiler olmamasına dikkat edin.
Dudaklarınıza çekici bir görünüm verebilmek için dudak çevrenize rujunuzun bir ton koyusu olan kaleminizle çerçeve yapın. Bir ruj fırçasıyla dudaklarınızı boyayın. Bu işlemden sonra dudaklariniza biraz pudra sürüp ikinci bir kat ruj sürün. Alt dudağınıza biraz parlatıcı sürerseniz dudaklarınız daha çekici görünür.