Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

Şifalı bitkiler , ürünler

26 tane "kalın damar" etiketli yazı bulundu (sayfa 2)"kalın damar" tagli diger ogeler resimler , videolar

Tok karnına yüzmeyin

Tok karnına yüzmeyin

Denize ya da havuza tok karnına girmenin olumsuz etkilerini vurgulayan uzmanlar, mümkünse yemekten en az iki saat sonra suya girilmesi gerektiğini belirtiyor. Özellikle kalp hastası olan ya da hastalık riski taşıyan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini belirten uzmanların yüzme konusundaki uyarıları şöyle: Tok karnına ve özellikle çok sıcak havada denize girmek sağlık açısından risk taşıyabilir. Sıcak havada fazla yemek yemek, aşırı yağlı ve hazmı zor yemekler tüketmek vücudun metabolizmasını hızlandırdığı için, kalbe aşırı yük biner ve kalbin zorlanmasına neden olur. Kalp rahatsızlığı ya da hipertansiyonu olan kişilerde kalpte yorulma ve zorlanma meydana gelir. Bu nedenle yemek yedikten en az iki saat sonra denize ya da havuza girilmeli, kalp rahatsızlığı olan ya da risk taşıyan kişiler fazla efor sarf etmemeli. Bu kişiler suya saat 16.00'dan sonra girmeli.

Terlemeye son

Yaz, güneş, deniz hepsi güzel de şu ter kokusu olmasa... Düşünsene, arkadaşlarınla buluşmuşsun, çok şıksın ama sen hariç herkes burnunu tıkıyor, ne fena değil mi? O halde ter kokusuyla vedalaşmak şart. Hem de en kısa sürede!

Neden terlersin?


Dereceler 28’i göstermeye başladığında koltuk altların başta olmak üzere vücudunun her yeri nemlenir. Sinir bozucu ama bir o kadar da gerekli bir durum bu aslında. Çünkü vücut ısın 37 derecenin üzerine çıktığında baş ağrısı, mide bulantısı, baş dönmesi gibi sorunlar yaşayabilirsin. Biraz daha yükseldiğinde ise “sıcak çarpması” na maruz kalabilirsin. İşte bu nedenle cildindeki minik dereceler harekete geçer. Kırmızı alarm verildiğinde ter bezleri çalışmaya başlar.
Terin vücudu soğutması bazı kimyasal reaksiyonlara bağlı. Terlemeyle atılan sıvı, cilt yüzeyini soğutmaya başlar. Sıvı soğudukça cilt de soğur. Böylece kan, kılcal damarlar yoluyla cildin en alt tabakasına ulaşır ve kendini soğutur. Soğumuş kan, hızla kalbe ve beyine pompalanarak vücudun soğumasını sağlar. Biraz karmaşık gibi görünse de son derece mantıklı öyle değil mi?

İnce giysiler giy


Bu mekanizmanın sağlıklı olarak işleyebilmesi için, iki temel kural var. Birincisi ince giyinmen. Terin vücudu soğutabilmesi için, bir an önce havayla temas ederek soğuması gerektiğinden ince ve pamuklu giysiler giymekte fayda var. Naylon ve kalın giysilerin ise bunu başarabilmesi mümkün değil. Çünkü hızla kuruyan ve kalın giysiler içinde hapsolan ter bir süre sonra  kokmaya başlıyor.

Bol su iç

İkinci temel kural ise bol su içmen Çünkü sıvıyla birlikte birçok değerli mineral atılmış oluyor. Eğer bu mineraller tekrar geri almazsan, enerji açığı ortaya çıkabilir ve tansiyon düşmesi, baş ağrısı gibi rahatsızlıklar yaşayabilirsin. Ancak içeceğin sıvının sıcaklığı çok önemli. Sıcak içecekler daha fazla terlemene yol açarken, çok soğuk içecekler de kan dolaşımını zorlayabilir.

Kokmayı önlemek için...


Her ne kadar terlemeye ihtiyacımız olsa da ter kokusu kötü bir şey! Normal şartlarda ter, kokusuzdur. Ancak vücudun bazı bölgelerinde, özellikle koltukaltında bulunan koku bezleri, terlemeyle birlikte bir koku salgılar. Bu koku da rahatsız edici değil. Hatta cinsel uyarıcılığı bile var. Ne var ki bu koku, cilt yüzeyindeki bakterilerle birleştiğinde sonuç tam bir felaket oluyor. Bunu önlemek aslında çok da zor değil. Özellikle ter kokusuna karşı üretilen yığınla kozmetik ürünü varken... Ama hepsinden önemlisi her gün düzenli olarak duş almak. Buna imkanın yoksa, en azından koltukaltı bölgeni sabunlu suyla yıkayabilirsin. Bu arada giysilerini de her gün değiştirmeyi unutma! Özellikle tişörtünü yazın sıcak günlerinde asla iki gün üst üste giymemelisin. Gelelim parfüm ve deodorant konusuna... Bir kere bunların hiçbirini terin üzerine sıkma! Aksi taktirde parfümünün kokusu terle karışacak ve çok daha kötü bir kokuya neden olacaktır. Bunun dışında anti-presparant  denilen ter önleyici sticklerden de yararlanabilirsin. Böylece aşırı terini kontrol altına almış olursun.

İşte mucize bitkiler...


CİNSEL İSTEK

Zencefil (1 çay kaşığı), hint safranı (1 çay kaşığı), havlıcan (1 çay kaşığı), meyan kökü (1 çay kaşığı), tarçın (1 çay kaşığı), ısırgan tohumu (1 çay kaşığı), ginseng (1 çay kaşığı), arı poleni ve arı sütünü (15 gram) karıştırın. Malzemeyi 1 kilo balın içine ilave edin ve karışımı macun şekline getirin. Her gün sabah-akşam yemeklerden 20 dakika önce 1 tatlı kaşığı yiyin. İşte erkeklere güç veren bir başka karışım: 4 çay kaşığı nane yaprağı, 2 çay kaşığı biberiye (çiçek ve yaprak), 3 çay kaşığı kekik ve 4 çay kaşığı üzüm asmasını karıştırın.

 

Bu bitkileri yarım litre suda kaynatın. Hazırladığınız içeceği sabah, öğle ve akşam için. Piyasada tablet olarak bulunan ginseng de cinsel isteği artırıyor. Her gün bir bardak suya bir kahve kaşığı tarçınla hazırlanan çay da hormonları çalıştırır ve cinsel gücü artırır.

 

STRES

Stres ve gerginlikten kaynaklanan sinirsel rahatsızlıkların tedavisinde, sinir sistemini yatıştırıcı bitkiler çok başarılıdır. Sinir sistemini yatıştırıcı özellikteki bitkiler şunlar: Kediotu kökü, sarı kantaron, aslankuyruğu, yulaf, mayıs papatyası, lavanta, ıhlamur, ökseotu, oğulotu, nane. Ayrıca melisa otu çayı içebilirsiniz.

 

PARAZİTLER

Parazit düşürücü olarak 2-3 adet acıbadem tohumu yenilebilir. Ancak yüksek miktarda yenilmesi (8-10 tohum) zehirlenmeye yol açabilir. Parazitleri yok edici bir başka bitki beşparmakotu. 4 bardak suya 50 gram koyup 10 dakika kaynatın. Günde 3 kere birer bardak için.

 

KABIZLIK

20 gram ceviz kabuğunu 4 bardak suda haşlayın ve bu sudan sabah, öğle, akşam bir kaşık için.

 

AĞRI

Küçük bir leğene yeterince hardal tozu ve sıcak su koyun. Ayaklarınızı bu suya sokun, su soğuyana kadar bekleyin. Ayrıca 100 gram hardal tozunu, 50 gram kadar suyla karıştırıp elde ettiğiniz karışımı ağrıyan yerinize sürebilirsiniz. Birkaç gün süreyle uyguladığınız taktirde ağrılarınızın kaybolduğunu göreceksiniz.

 

IŞILTILI BİR CİLT İÇİN

Lavanta çiçeğiyle hazırlayacağınız banyo kürü, vücudunuza hem zindelik verecek, hem de cildinizin parlaklık ve tazelik kazanmasını sağlayacak. 60-70 gr lavanta çiçeğini 2-3 litre suya ilave ederek kaynama derecesine kadar ısıtın. 10-15 dakika demlenmesini bekledikten sonra suyu süzün ve banyo suyuna ekleyin. Küvette 15-20 dakikadan fazla kalmamasına özen gösterin. Ayrıca 1 damla lavanta yağı ve 1 damla biberiye yağını, 1 kaşık kile ilave edin. Karışımın cilt üzerinde kolayca uygulanmasını sağlayacak kadar su ekleyin. Maskeyi, cildinizin yağlı bölgelerine sürdükten sonra kuruyana kadar bekleyin. Ardından cildinizi ılık suyla durulayın.

 

YAĞLI CİLTLER İÇİN MASKE

Bir fincan limon suyu, bir tatlı kaşığı limon kolonyası, bir çay kaşığı gliserin, bir yemek kaşığı elma sirkesi ve bir su bardağı maden sodasını karıştırın. Her akşam cildinizi bu karışımla silebilirsiniz. Bu karışımı serin bir yerde bulundurun ve kullanmadan önce iyice çalkalayın.

 

Yarım kilo ekşi üzüm suyunu, 1 çay kaşığı karbonat ve bir su bardağı normal su ile karıştırın. Bir pırasanın beyaz kısmını ezin, bir bardak sütle kaynatın. Süzüp bu karışımı buzdolabında saklayın. Yarım kahve fincanı gülsuyunun içine 1 tatlı kaşığı pudra koyun ve yüzünüze sürüp 2 saat bekletin. Sonra yıkayın ve gülsuyu sürün.

 

SARIMSAKLI NASIR TEDAVİSİ

Dış baskı gördüğü ve sıkıştırıldığı zaman üst deri kalınlaşarak kendini korur. Bu durum sık ve sürekli olarsa boynuzsu tabaka irileşir. Bir süre sonra bu tabaka, adına nasır denen bir tür çıkıntılı ve sarımtırak bir deri lekesine dönüşür. Nasırlar genellikle el ve ayaklarda yerleşirler. Arka arkaya gelen darbelerden etkilendikleri zaman, vücudun başka yerlerinde de görülebilir.

 

ACİL ÖNLEMLER

Eğer nasırlarınız size çok acı veriyor ve rahatsız ediyorsa doktorunuzun gerekli görmesi halinde, iyi bir pedikürcü onları tedavi eder. Ama lütfen hiçbir zaman dağlamayın, kökünden sökmeyin ve asit kullanmayın. Acıyı dindirme çarelerinden biri de adeta deri üzerindeki keratinli kütleyi “eritecek” olan zeytinyağına batırılmış dövülmüş sarmısak uygulamaktır (ya da bademyağı). Aynı zamanda kızgın ütüden geçirilmiş lahana yaprakları veya soğan çekirdeğinden lapa da çabuk iyileşmeyi sağlar.

 

ŞİFALI BİTKİLERLE GELENEKSEL

Taze incir yapraklarından üst üste friksiyon yapmak. 1 litre kırmızı şarap veya sert sirkeye yatırılarak birkaç gün bekletilmiş 2 avuç duvar sarmaşığından kompres.

 

MUCİZE REÇETE

Sarımsak uygulaması. Ama aynı zamanda taze aynısafa çiçeklerinden de iyi sonuç elde edilebilir. Onun yerine litre başına 5 tutam demleme suyunda dinlenmiş aynısafa çiçekleri de olabilir. Aynı zamanda nasırın üzerine kırlangıçotu özü de uygulanabilir.

 

UYKUSUZLUĞA REZENE

Temiz bir nefese, dinlendirici bir uykuya ve sağlıklı saçlara sahip olmak sandığınız kadar zor değil. Doğanın bize sunduğu şifalı bitkiler sayesinde kısa sürede sonuca ulaşmak mümkün. İşte evde kolayca hazırlayabileceğiniz pratik reçeteler.

 

GRİP

Genellikle kış aylarında görülen griple mücadelede bağışıklık sistemini güçlendirmek önem taşıyor. Bunu sağlamak için günlük diyetinizde bol miktarda yeşil sebze ve meyvelere yer vermeniz gerekiyor. Ayrıca ısırgan yaprağı, civan perçemi, kırk kilit otu (halk dilinde at kuyruğu), hindiba, yapışkan otu gibi bitkiler bağışıklık sistemimizi güçlendirerek bizi enfeksiyonlardan korur. Bir su bardağı kaynar su içerisine bir tatlı kaşığı bu bitkilerden  koyun, karışımı demlemeye bırakın.

 

Sonra süzüp için. Hazırladığınız içeceğe kesİlikle şeker koymayın. Ama tatlı tadından vazgeçmek istemiyorsanız karışıma bal  veya pekmez ilave edin. Bu arada kanınızın temizlenmesi için basit  bir formülden yararlanabilirsiniz.

 

İşte size aktarlardan alacağınız otlarla hazırlayabileceğiniz kan temizleyici çay örneği: Isırgan yaprağı, civan perçemi, portakal nergisi, hindiba, yoğurt otu, kırk kil tozunu karıştırarak demleyin. Sabah-akşam birer bardak içmeniz mikropları sizden uzaklaştıracaktır. Eğer bu bitkilere ulaşamıyorsanız nane, limon  kabuğu ve ıhlamuru karıştırarak gripten kurtulabilirsiniz.

ASRIN SEBZESİ; BROKOLİ


Bugün dünyada, üzerinde en çok araştırma yapılan sebzelerden biri olan brokoli; karalahanaya çok benzediği ve ortasında karnabahara benzeyen yeşil renkte meyvesi olduğu için, halk arasında “meyveli karalahana” ve “göbekli karalahana” gibi isimlerle de tanınıyor. Brokoli, Amerika ve Avrupa’da en çok tüketilen sebzeler arasında yer alıyor.

Hem vitaminler hem de mineraller yönünden son derece zengin olan bu harika sebze, içindeki antikanserojen maddeler sebebiyle meme, prostat, kalın bağırsak ve idrar kesesi kanserlerine karşı vücudu bir kalkan gibi koruyor. Brokolide bol miktarda A, C ve E vitamini vardır. Orta büyüklükteki bir brokoli, günlük C vitamini ihtiyacımızın tam iki katını karşılar. Başta kanser, kalp-damar rahatsızlıkları, eklem romatizması ve alzheimer olmak üzere vücutta çeşitli hastalıkları yok edici özelliğe sahiptir. Aynı zamanda iyi bir kalsiyum, potasyum, magnezyum ve selenyum kaynağı olan brokoli prostatın en iyi ilâcıdır. Prostat dokusundaki büyümeyi durdurur, hatta küçülmesini sağlar.

Brokoli kürü şöyle hazırlanır: Bir litre kaynamakta olan suyun içine 200-250 gram taze brokoli atılır. Hafif ateşte 4-5 dakika pişirilir. Soğuduktan sonra süzülüp yarısı sabah, yarısı da akşam aç karnına içilir. Bundan sonra 20 dakika su hariç hiçbir şey yiyip içmemelidir. Her 7 günlük uygulamanın sonunda 3 gün ara verilir. Toplam uygulama zamanı 21 gün olmalıdır.

BEYNE FAYDALI ve ZARARLI YİYECEKLER



İngiltere Zihin Sağlığı Vakfı Araştırma Direktörü Dr. Courtney Van de Weyer diyor ki: “İnsanların son zamanlarda edindikleri fast food türü beslenme alışkanlıkları dengeli ve sağlıklı olmaktan çıktı. Araştırmaya göre, yemlerde kullanılan katkı maddeleri ve tarım ilâçları, hayvan organizmasında değişikliğe yol açıyor. Bu sebeple de insanlar, Omega 6 adlı yağ asidini, Omega 3’ten çok daha fazla tüketir hâle geliyor. Bu dengesizliğe vitamin ve mineral eksikliği de eklenince, hafıza problemleri ve depresyon ortaya çıkıyor. Daha ileri dönemlerde ise alzheimer ve şizofreni belirtileri ortaya çıkmaya başlıyor.”

FAYDALI OLANLAR :

Lifli sebzeler,
Tohumlar ve fındık,
Buğday, kepek,
Organik yumurta,
Doğal yetişen balıklar,
Meyveler.

ZARARLI OLANLAR :

Kızartılmış fast food yiyecekler,
Rafine edilmiş ve işlenmiş besinler,
Fazla çay ve kahve,
Besinlere konulan bazı ek maddeler,
Tarım ilâcı kalıntısı olan besinler,
Alkol, şeker.

CİLDİNİZ İÇİN DOĞAL MASKELER

TEMİZLEME SÜTÜ

Yüzdeki gözeneklere dolan kirleri ve makyajı temizlenin en kolay ve ucuz yolu, evde doğal malzemelerden hazırlayacağımız karışımlardır. Temizleme sütünü parmaklarınızla ve yuvarlak hareketlerle sürün.

Malzemeler: 1 salatalık, 1 su bardağı süt 

Uygulama: Salatalığı rendeleyip, 1 su bardağı sütte kaynatın ve süzün. Her gün, sabah ve akşam bu karışımla cildinizi silin.

TEMİZLEME TONİĞİ

Tonik, ciltte kalmış kir, yağ ve temizleyici kalıntılarını temizler ve cildi tazeler. Temizleyicinin ardından sürülür. Aşağıdaki tariflerle hazırladığınız tonikten birkaç damla pamuğa damlatıp, silmeden, tamponlayarak cildinize uygulayın.

Toniklemeden sonra yüzünüze maden suyu püskürtün ve kağıt mendille tamponlayarak kurutun. Sonraki aşama nemlendirme olacak.

NEMLENDİRİCİ

Nemlendirme, çevrenin yol açtığı buharlaşma etkilerinin önlenmesine yardımcı olur. Nemlendirici cildi düzgünleştirir, dolgunlaştırır, gözenekleri kapatarak makyaj için iyi bir zemin hazırlar.

Uygulama: Kaynamış suyun içine birer tutam lavanta, melisa, papatya ve hatmi çiçeği atın, 15-20 dakika demlendirip süzün. Saf alkol ekleyin. (Hazırlanan karışım, kapalı bir şişede buzdolabında saklayın)

a- KARMA CİLTLER İÇİN

Malzeme: Lavanta, melisa, papatya, hatmi çiçeği, yarım fincan saf alkol, içme suyu

b - HASSAS CİLTLER İÇİN

Malzemeler: Biberiye, gül suyu

Uygulama: Bir çorba kaşığı biberiyeyi, 300 ml. gül suyuna karıştırarak karanlık bir yerde saklayın. Bununla her akşam cildinizi temizleyin.

c - KIRIŞIKLIKLAR İÇİN

 Malzeme: Yarım litre ılık su, 1 tatlı kaşığı karbonat

 Uygulama: Su ve karbonatı karıştırın. Pamukla, cildinize uygulayın.

PEELİNG (Derinlemesine yüz temizliği)

Cildi ölü hücrelerden, biriken yağlardan ve siyah noktalardan arındırmak için, derin bir temizlik yapmalısınız. Bunu peeling, buhar banyosu veya maskelerle gerçekleştirebilirsiniz. İşte evde yapabileceğiniz basit peeling tarifleri:

Malzemeler: 1 kahve fincanı yulaf ezmesi, 2.5 çay kaşığı bal, 1 tatlı kaşığı elma sirkesi, yarım tatlı kaşığı sıcak su

Uygulama: Malzemeleri karıştırın ve cilde uygulayın. 15 dakika bekleyin ve yumuşak, nemli bir bezle ovarak çıkarın. Bol su ile yıkayın.

SİVİLCEDEN KURTULMAK İÇİN

Sivilceler her yaşta birçok insana sorun yaratır. Sivilceleri yok ederek daha sağlıklı ve güzel bir cilde kavuşmanın en güzel yolu yine doğadan geçiyor. Sivilceleri yok etmek için beraber bu basit formülü hazırlayalayabilirsiniz.

Malzemeler: 100 gram alkol, 6 adet aspirin

Uygulama: Aspirini ezin ve alkolle karıştırıp 3 gün bekletin. Bu karışımla cildinizi her gün silin.

LEKELERİ YOK ETMEK İÇİN

Malzemeler: 1 çay kaşığı amonyak, 1 çay kaşığı peridrol, 1 çay kaşığı saf su, 1 çay kaşığı sabun

Uygulama: Kullanılmamış bir sabunu rendeleyin ve diğer malzemelerle karıştırın. Cildin hassaslığının ölçülmesi için önce elinizin üzerine deneyin, sonra lekelerin üzerinde bekletip, bol su ile yıkayın. Bu karışım haftada bir kez uygulanabilir. Dışarı çıkarken güneşten koruyucu ürünler kullanmaya dikkat edin.

ÇİLLERİNİ SEVMEYENLERE

Malzeme: Keten tohumu

Uygulama: Keten tohumunu kaynatın, suyu ile cilde masaj yaparak çillere ve lekelere maske olarak uygulayın.

Bunları ihmal etmeyin

Cildinizi güneşten koruyun: Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için her gün koruyucu krem kullanmalı.

Cildinizi aşırı sıcak ve aşırı soğuktan koruyun: Sıcak ve soğuk havalarda cilt nemini kaybeder. Özellikle kışın cilt tipiniz için uygun nemlendiricileri mutlaka uygulayın.

Sigara içmeyin: Sigara cildin ihtiyacı olan oksijeni azaltır ve cildin yenilenmesini engeller. Cilde solgun görünüm verir.

Cildinizi derin temizleyin: Bazı yaşı ilerlemiş bayanlar cildi kurutacağı ve kırışıklıkları artıracağı düşüncesiyle cilt temizliği yapmaktan kaçınır. Pamukla uygulayacağınız bir temizleyici kremin, birkaç dakika cildin üstünde kaldıktan sonra bol suyla yıkanması yeterli olur.

Cildinizi derin nemlendirin: Haftada bir, maske veya nemlendiricinizi bol miktarda kullanarak, cildinizi beş on dakika nemlendirmeye bırakın.

Cildinizde kan dolaşımını hızlandırın: Uygun kremlerle cildinize masaj yaparak, ciltteki ölü derinin atılmasını sağlayabilir ve kan dolaşımını hızlandırabilirsiniz. Bu, cildinizin yenilenmesine ve pürüzsüz bir görünüm kazanmasına yardımcı olur.

Sağlıklı beslenin: Vücudunuz için uygulayacağınız sağlıklı beslenme programı, cildiniz için de yararlıdır. Bol sebze ve meyve, bol lifli tahıllar, az yağlı, az şekerli ve az tuzlu besinler tercih etmelisiniz. Ve tabii bol su şart!

Sonbaharda: Cildiniz kuruysa baharat kullanmayın. Bol bol su için, salata ve sebzeye ağırlık verin. Yüzünüzü belli aralıklarla maden suyu ile yıkayın. Duşa girmeden önce badem yağı ile masaj yapın.

Kış aylarında: E ve C vitamini içeren besinler tüketmeye özen gösterin. Ispanak, marul, semizotu gibi yeşil sebzeleri çiğ olarak tüketin. Haftada bir gün yalnızca iki, üç litre sıkma meyve suyu içerek temizlenme kürü yapın. Açık havaya çıkarken cildinize bitkisel yağlar (susam, kayısı yağı gibi) veya nemlendirici kremler sürün.

MASKELER...

Salatalık Maskesi:

İki tutam çuha çiçeği kurutularak,dövülüp toz haline getirilir.Kabukları soyulmuş yarım salatalık,bir fincan pirinç unu,çuha çiçeği tozu ile birlikte on dakika ateşte pişirilir.Elde edilen karışım bulamaç haline getirilir.Hazırlanan bulamaça yarım fincan elma suyu,bir çorba kaşığı saf zeytinyağı ilave edilerek krem haline getirilir.

Maskenin Yüzdeki Etkisi:

Yüz ve boyuna uygulanan bu maske cildin canlı ve sağlıklı gözükmesini sağlar.Yüzde yarım saat beklettikten sonra ılık su ile yıkanır ve gül suyu sürülür.

Karotin maskesi: Yağlı, yorgun ciltlere önerilir.

İrice sulu bir havucu rendeleyin, yüzünüze maske olarak uygulayın.

Havuç-elma maskeleri:Özellikle kışın çok kullanılır – cildi kurumaktan korur, nemlendirir.

Muz maskesi:Sonbaharda önerilir. Yarım muzu rendeleyin, yüzünüze ince bir tabaka halinde maske olarak yerleştirin.

Domates maskesi:Yağlı ve geniş gözenekli ciltler için kullanılır. Rendeleyerek veya dilimleyerek kullanabilirsiniz.

Taze bezelye maskesi:Cildi canlandırır ve ferahlatır, yeniler. Bezelyeleri haşlayın, süzgeçten geçirin, 2 kaşık yoğurt ekleyin, karıştırın, yüzünüze ve boynunuza uygulayın.

Ballı yumurtalı maske:Yumurta sarısına az miktarda doğal bal ekleyin, karıştırın ve fırçayla yüzünüze uygulayın. Bu maske kuru ciltler için kulanılır.

Vitamin maskesi:Kırışıklıkları giderir. Bir kaşık tuzsuz lor, birkaç damla limon suyu ile karıştırılır.

İrice bir patatesi az miktarda sütün içinde haşlayın, soğutup rendeleyin, yüzünüze uygulayın. Bu maske kırışıklıkları giderir ve yüzden yorgunluğu çıkarır.

Yoğurtlu maske:2 kaşık yoğurtla bir kaşık bal karıştırılıp cilde sürülür. Cilt temizliği için uygun bir maskedir.

ZAYIF VE GEVŞEK CİLTLER İÇİN YUMURTA BEYAZI

Gevşek bir cilt ve büyük gözeneklerden şikâyetçi olanlara: Yumurta beyazı, cildi sertleştirir ve pürüzsüz yapar. Yumurtadaki proteinler sayesinde gözenekler daralır.

Basit bir reçete: İki yumurtanın beyazı, parmaklarla köpürünceye dek sürülür. Cildin gerilmeye başlaması ile ılık limonlu su ile temizlenir.

Not: Haftada 1 kereden fazla uygulanmaz, yoksa cilt buna alışır

Evde kolaylıkla yapabileceğiniz fesleğen maskesi ile cildinize hem canlılık kazandırır, hem mükemmel bir bakım yapmış olursunuz. Bir miktar fesleğen yaprağını kaynatın, soğuduktan sonra suyu ile cildinizi yıkayın. Fesleğenin, temizleyici ve canlandırıcı etkisi hücreleri yenileyerek cildin elastikiyetini arttırıp ışıltılı bir görünüme kavuşmasını sağlayacaktır.

YIPRANMIŞ GÖRÜNTÜ

Nane maskesi ile cildinizin yıpranmış görüntüsünün düzelmesine yardım eder. Taze nane yaprağını 1 çay fincanı suyla kaynatın, süzün bir elmayı soyup rendeleyin. Nane suyuna ilave edip karıştırın, daha önceden temizlediğiniz yüz ve boynunuza masajla yedirerek sürün.20 dakika bekletip cildinizi yıkayın ve havlu ile kurulayın.

SİYAH NOKTALAR

Başınızın üstüne bir çarşaf örterek bu suyun buharına bir süre yüzünüzü tutun. Yani yüzünüze basit bir buhar banyosu yapın. Buhar banyosundan sonra siyah noktalar çok kolay çıkar.

Buhar banyosundan sonra iğnesini çıkardığınız şırınganın ucuyla hafifçe siyah noktanın üzerine bastırın. Siyah noktalar şırınganın içine girecektir. Bunu yaparken siyah noktaların çıkış yönüne dikkat edin ve o yönden bastırın. Yüzünüzdeki siyah noktalar hep aynı yönde çıkar.

Bu işlemden sonra yüzünüsü mutlaka bir temizleme losyonuyla temizleyin.

1,5 tatlı kaşığı kil, 1 tatlı kaşığı badem yağı, 1 tatlı kaşığı balı karıştırıp yüzünüze sürün ve 35-40 dakika bekleyin. Daha sonra yüzünüzü soğuk suyla yıkayıp yağsız bir nemlendirici krem sürün.

Bacak Bakımı (Selülit)

Selülit genç, yaşlı, şişman, zayıf yani kadınların % 90 ı nın şikayetçi olduğu ortak bir sorun. Selülitlerinizden mi şikayetçisiniz? O halde Bacak bakımı ve selülitlerden büyük ölçüde kurtulmak için aşağıdaki karışım tam size göre. İşe yarayacağını göreceksiniz.

Yarım tatlı kaşığı zeytinyağı, yarım tatlı kaşığı susam yağı, 9-10 damla biberiye yağı, 12 damla kekik ve 9 damla portakal yağını karıştırıp banyodan önce selülitli bölgelere masaj yaparak iyice yedirin. Yarım saat kadar bekledikten sonra saf ipek bir kese veya normal bir kese ile selülitli bölge kızarıncaya kadar iyice keseleyin daha sonra sabunlanmadan ılık suyun altında duş alıp banyodan çıkın. Üç günde bir tekrarlayın. Selülitlerinizde gözle görülür iyileşme göreceksiniz.

Selülit İçin Bitkisel Yağ Karışımı 2

İki çorba kaşığı melisa yağı, iki çorba kaşığı adaçayı ve iki çorba kaşığı okaliptüs yağını bir kasenin içinde karıştırın. içine 10-15 adet dövülmüş aspirin ve 5 tane limonun suyunu katıp tekrar iyice karıştırın. Selülitli bölgenize masaj yaparak iyice yedirin ve mutfağınızda kullandığınız streç naylonla iyice sarın. Yaklaşık 1 saat bekledikten sonra vücudunuzu yıkayın.

Selülit İçin Elma Sirkesi

1 çay bardağı derecesi %4-6 olan elma sirkesi ile 1 çay bardağı elma suyunu karıştırın. İçine birkaç damla limon yağı ve biberiye yağı ekleyin. Bu karışımla selülitli bölgenize güzelce masaj yaptıktan sonra üzerini mutfağınızda kullandığınız streç naylonla iyice sarın. Yaklaşık 1 saat bekledikten sonra vücudunuzu yıkayıp nemlendirici bir losyon sürerek tekrar masaj yapın.        Not : Bu sarma yöntemi selülitle savaşta oldukça etkili bir yöntemdir. Ayrıca bu uygulamayı yaparken günde 1 bardak şekersiz greyfurt suyu da içerseniz daha çok fayda görürsünüz.

Günde 3 veya 4 bardak şekersiz biberiye çayı için. Selülitlere oldukça faydalıdır.

Günde 3 veya 4 bardak domates suyu içmek vücudu toksinlerden arındırır ve selülitlerin giderilmesinde yardımcı olur.

Bir kaşık ince ince kıydığınız enginar yapraklarını 1 bardak suda haşlayın. 10-15 dakika demlenmesini bekleyip süzün. Günde 2-3 bardak bu çaydan şekersiz olarak aç karnına için.

Taze sıkılmış 1 çay bardağı limon suyunu bir çay bardağı su ile karıştırıp günde bir defa için

Yarım su bardağı zeytin yağı ve yarım çay bardağı ılık suyu karıştırın. İçine yarım çay bardağı da deniz suyu kattıktan sonra karışımı avucunuza alarak selülitli bölgenizi iyice ovarak yaklaşık 15 dakika boyunca masaj yapın ve ılık duş alın.

saglikguzellikrehberi

DÜNYA TÜRK KİRAZI YİYOR



Çeşitliliği, kalitesi ve üretim miktarıyla kirazda dünya lideri olan Türkiye, sadece hasat döneminde değil kış boyunca da ABD, İngiltere, İtalya, Almanya ve Fransa gibi çok sayıda ülkeye kiraz ihraç ediyor. Kirazda giderek rekoltesi yükselen üretim, bölgeye göre çeşitliği de artırırken, İzmir’den, Afyon, Konya, Isparta ve Niğde’ye kadar ulaşan bölgede lambert, napolyon, nöble, star gold, gılli, karaballı, akçıllı, merton late gibi her yıl 100’ün üzerinde çeşitten 250 bin ton üretim yapılıyor.

Kiraz yemek, iştah açar. Cilt kaşıntılarında, kabızlıkta, gut ve mafsal iltihabında faydalıdır. Michigan Eyalet Üniversitesi'nden Muraleedharan Nair'e göre, Kiraz yemek ağrıların dindirilmesinde aspirinden 10 kat daha etkili oluyor. Her gün bir avuç (20) kadar yenirse çok faydalı oluyor. Kirazda bulunan antosiyanin maddesi E ve C vitaminlerine benzer antioksidan etkisi meydana getirir.

Kiraz çöpü suyu ile ilgili de birçok şifa reçeteleri vardır.

Şifa Kaynağı-015 (KARPUZ)


“Hurmanın hararetini karpuzun soğukluğu ile, karpuzun soğukluğunu; hurmanın hamateti ile gideriniz.”
(Hadis-i şerif)


Kavun, karpuzda on özellik var: yemek, içmek, koku, meyve, çöğen, mesaneyi yıkar, karnı yıkar, iç hastalıklarına iyi gelir ve cildi temizler. [Deylemi, İ.Rafii]

Yemekten önce kavun karpuz yemek şifadır. [İ.Asakir]


Peygamber Efendimizin severek yediği meyvelerdendir….

Yaz sıcağında en lezzetli serinleme yollarından biri şüphesiz karpuz yemektir. Ya da hoş bir piknik, tatlı ve sulu bir karpuzla mükemmelleşir. Karpuz kabakgillerdendir. Anayurdu Afrika’nın tropikal bölgeleridir. Mısır’daki antik kalıntılardaki duvar resimlerinde karpuz resmedilmiştir. Daha sonra ticari gemilerle akdeniz ülkelerine yayılmıştır.

Bugün dünyada yaklaşık 500 çeşit karpuz yetişmektedir. Bunlar kabuğunun, çekirdeklerinin biçimine,rengine ve ağırlığına göre farklılık gösterir.

Karpuz mayıs ve eylül aylarında ancak özellikle temmuz ortasından ağustos sonuna kadar bol miktarda bulunur.

Karpuz bol miktarda C vitamini ve antioksidan özelliği ile çeşitli kanser türlerine karşı etkili olan Beta karoten içerir. İçerdiği yüksek potasyum kalp fonksiyonlarının ve kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olur. Aynı zamanda iyi bir lif kaynağı olduğundan bağırsak hareketlerini düzenler ve bağırsak kanserini önlemede de rol oynar. Karpuz çekirdekleri de içinde bulunan Cucurbocitrin adlı madde ile kan basıncını düşürmeye ve böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcı olur. Yağ ve kolestrol içermediğinden ve kalorisi de düşüktür…


YAN TESİRİ

Normal şartlarda yan tesiri yoktur. Aç karna yenilince çok faydalıdır. Karpuz tohumu dalağa zarar verir.

ŞİFASI

1) Allah’ın rahmeti o kadar sonsuz ki; Yazın harareti verdiği gibi, soğutucusunu da veriyor. Karpuzda; kavun, kiraz, vişne, kayısı, hıyar, armut, domates, incir gibi soğutucu, serinletici özelliğe sahip. Biz ise susadıkça (hararetimizi artıran, geğirten) reklam ürünlerini alırız. Hiç hararetimizi bunlarla söndürmeyi düşünmeyiz. Bizde haklıyız. Hormon ziraatı bu şifalı ürünlerin etkisini azaltmış.

2) İbni Abbas (ra) şöyle buyurmuştur. “Karpuz, hem yiyecek, hem içecek ve koklanacak bir reyhandır”

3) Mesane yollarını temizler: Karpuz aç karma yenilince içerisini komple temizler, mesane yollarını temizler.

4) Hazmı kolaylaştırır: Karpuz yemek hazmı kolaylaştırır.

5) Kanı temizler: Karpuz yemek kam temizler

6) Vücuda kuvvet verir: Karpuz yemek cinsel gücü artırır.

7) Mesane taşlarını düşürür: Aç karma karpuz yemek mesane taşlarını düşürür.

8) İstiska: Raventi, karpuz suyuna ıslatıp içilecek olursa istiska (su toplama) hastalığım önler.

9) Balgam: Zencefil ve Balla yenecek olursa balgamı keser.

10) Sevdayı geçirir: Sütle beraber yenirse sevdayı geçirir.

11) Safrayı atar: Mide ve karaciğerdeki safra birikintisini dışarı atar.

12) Göze inen nezleyi geçirir: Kabukları alna konursa göze inen nezleyi geçirir.

13) Tutuklukları açar: Karpuz çekirdekleri, idrarı artırır. İdrar yollarını temizler, dalağa zararlıdır telafisi baldır.

14) Humma ve sıtmayı önler

15) Karpuz cilt lekesini geçirir.

16) Verem: Karpuz çekirdeği öğütülüp balla macun yapılır, yenmeye devam edilir.


TAVSİYE:

Karpuz, hem şerbettir, hem yemek. Allah (cc) yaz için özel yaratıp, yazın hararetini giderme görevi verdiği bir gıdadır. Susadıkça karpuz yiyiniz.

İYİ KARPUZ NASIL BİLİNİR
Tatlı ve sulu, olgun bir karpuz seçmek için birkaç noktaya dikkat etmeliyiz. Kabuğunun rengi parlak değil, mat olmalı ve tırnağınızla hafifçe kazıdığınızda yeşil kısım kolayca çıkmalıdır. Şekli simetrik olmalıdır. Toprağa oturan kısmının rengi açık sarı olmalı, beyaz veya yeşil olmamalıdır. Olgun karpuz oda sıcaklığında tutulmalıdır. Ancak çok uzun bir süre değil. Buzdolabında 1 hafta süreyle saklanabilir.

Genel hatlarıyla Alternatif Tıp Kitabından faydalanılmıştır...