Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

Şifalı bitkiler , ürünler

9 tane "sebep" etiketli yazı bulundu "sebep" tagli diger ogeler resimler , videolar

Terlemeye son

Yaz, güneş, deniz hepsi güzel de şu ter kokusu olmasa... Düşünsene, arkadaşlarınla buluşmuşsun, çok şıksın ama sen hariç herkes burnunu tıkıyor, ne fena değil mi? O halde ter kokusuyla vedalaşmak şart. Hem de en kısa sürede!

Neden terlersin?


Dereceler 28’i göstermeye başladığında koltuk altların başta olmak üzere vücudunun her yeri nemlenir. Sinir bozucu ama bir o kadar da gerekli bir durum bu aslında. Çünkü vücut ısın 37 derecenin üzerine çıktığında baş ağrısı, mide bulantısı, baş dönmesi gibi sorunlar yaşayabilirsin. Biraz daha yükseldiğinde ise “sıcak çarpması” na maruz kalabilirsin. İşte bu nedenle cildindeki minik dereceler harekete geçer. Kırmızı alarm verildiğinde ter bezleri çalışmaya başlar.
Terin vücudu soğutması bazı kimyasal reaksiyonlara bağlı. Terlemeyle atılan sıvı, cilt yüzeyini soğutmaya başlar. Sıvı soğudukça cilt de soğur. Böylece kan, kılcal damarlar yoluyla cildin en alt tabakasına ulaşır ve kendini soğutur. Soğumuş kan, hızla kalbe ve beyine pompalanarak vücudun soğumasını sağlar. Biraz karmaşık gibi görünse de son derece mantıklı öyle değil mi?

İnce giysiler giy


Bu mekanizmanın sağlıklı olarak işleyebilmesi için, iki temel kural var. Birincisi ince giyinmen. Terin vücudu soğutabilmesi için, bir an önce havayla temas ederek soğuması gerektiğinden ince ve pamuklu giysiler giymekte fayda var. Naylon ve kalın giysilerin ise bunu başarabilmesi mümkün değil. Çünkü hızla kuruyan ve kalın giysiler içinde hapsolan ter bir süre sonra  kokmaya başlıyor.

Bol su iç

İkinci temel kural ise bol su içmen Çünkü sıvıyla birlikte birçok değerli mineral atılmış oluyor. Eğer bu mineraller tekrar geri almazsan, enerji açığı ortaya çıkabilir ve tansiyon düşmesi, baş ağrısı gibi rahatsızlıklar yaşayabilirsin. Ancak içeceğin sıvının sıcaklığı çok önemli. Sıcak içecekler daha fazla terlemene yol açarken, çok soğuk içecekler de kan dolaşımını zorlayabilir.

Kokmayı önlemek için...


Her ne kadar terlemeye ihtiyacımız olsa da ter kokusu kötü bir şey! Normal şartlarda ter, kokusuzdur. Ancak vücudun bazı bölgelerinde, özellikle koltukaltında bulunan koku bezleri, terlemeyle birlikte bir koku salgılar. Bu koku da rahatsız edici değil. Hatta cinsel uyarıcılığı bile var. Ne var ki bu koku, cilt yüzeyindeki bakterilerle birleştiğinde sonuç tam bir felaket oluyor. Bunu önlemek aslında çok da zor değil. Özellikle ter kokusuna karşı üretilen yığınla kozmetik ürünü varken... Ama hepsinden önemlisi her gün düzenli olarak duş almak. Buna imkanın yoksa, en azından koltukaltı bölgeni sabunlu suyla yıkayabilirsin. Bu arada giysilerini de her gün değiştirmeyi unutma! Özellikle tişörtünü yazın sıcak günlerinde asla iki gün üst üste giymemelisin. Gelelim parfüm ve deodorant konusuna... Bir kere bunların hiçbirini terin üzerine sıkma! Aksi taktirde parfümünün kokusu terle karışacak ve çok daha kötü bir kokuya neden olacaktır. Bunun dışında anti-presparant  denilen ter önleyici sticklerden de yararlanabilirsin. Böylece aşırı terini kontrol altına almış olursun.

Zehir


Uzun yıllar önce Çinde Li-Li adlı bir kız evlenir ve aynı evde kocası ve kaynanası ile birlikte yaşamaya başlar. Lakin kısa bir süre sonra kayınvalidesi ile geçinmenin çok zor olduğunu anlar. İkisinin de kişiliği tamamen farklıdır bu da onların sık sık kavga edip tartışmalarına yol açar. Bu Çin geleneklerine göre hoş bir davranış değildir ve çevrenin oldukça tepkisini alır.

Birkaç ay sonra bitmez tükenmez gelin kaynana kavgalarından ev, onun ve kayınvalidesi ile arada kalan eşi içinde cehennem haline gelmiştir. Artık bir şeyler yapmak gerektiğine inanan genç kadın doğru babasının eski bir arkadaşı olan baharatçıya koşar ve derdini anlatır. Yaşlı adam ona bitkilerden yaptığı bir ilaç hazırlar ve bunu 3 ay boyunca her gün azar azar kaynanası için yaptığı yemeklerin içine koymasını söyler. Zehir az az verilecek, böylece onu gelininin öldürdüğü belli olmayacaktır. Yaşlı adam genç kadına kimsenin ve eşinin şüphelenmemesi için kaynanasına çok iyi davranmasını ona en güzel yemekleri yapmasını söyler.

Sevinç içinde eve dönen Li-Li yaşlı adamın dediklerini aynen uygular. Her gün en güzel yemekleri yaparak kaynanasının tabağına azar azar zehri damlatıyordu. Kimseler şüphelenmesin diye de ona çok iyi davranıyordu. Bir süre sonra kayınvalidesi de çok değişmişti ve ona kendi kızı gibi davranıyordu. Evde artık barış rüzgârları esiyordu. Genç kadın kendisini ağır bir yük altında hissetti yaptıklarından pişman bir vaziyette baharatçı dükkânının yolunu tuttu ve yaşlı adama şu ana kadar kaynanasına verdiği zehirleri onun kanından temizleyecek bir iksir için yalvardı. Yaşlı kadının ölmesini artık istemiyordu. Yaşlı adam yaşlı gözlerle karşısında konuşup duran Li-Li ye baktı ve kahkahalarla gülmeye başladı.

Sevgili Li-Li dedi;

Sana verdiklerim sadece vitaminlerdi. Olsa olsa kayınvalideni sadece daha da güçlendirdin hepsi bundan ibaret. Gerçek zehir ise senin beyninde olandı. Sen ona iyi davrandıkça oda dağıldı ve yerini sevgiye bıraktı böylece siz gerçek bir ana kız oldunuz dedi.<******>

Eski bir Çin atasözü şöyle der: "Gül veren elde gül kokusu kalır"

Sevilen insan sevgisini insanlara veren insandır.

Işkembe çorbasi

İŞKEMBE ÇORBASI
MALZEME: 1 kg dana işkembesi, 4-5 diş sarımsak, yarım su bardağı sirke, yeteri kadar tuz, karabiber ve kırmızıbiber.

YAPILIŞI: İyice temizlenmiş işkembe bol suda yumuşayıncaya kadar pişirilir. Pişen işkembe sudan alınarak istenilen irilikte doğranır. Tekrar suyun içine konup tuzu da ilâve edilir. Servis kâselerine aldıktan sonra, sirke ve sarımsak sosu ilâve edilerek sıcak sıcak servis yapılır.

ASRIN SEBZESİ; BROKOLİ


Bugün dünyada, üzerinde en çok araştırma yapılan sebzelerden biri olan brokoli; karalahanaya çok benzediği ve ortasında karnabahara benzeyen yeşil renkte meyvesi olduğu için, halk arasında “meyveli karalahana” ve “göbekli karalahana” gibi isimlerle de tanınıyor. Brokoli, Amerika ve Avrupa’da en çok tüketilen sebzeler arasında yer alıyor.

Hem vitaminler hem de mineraller yönünden son derece zengin olan bu harika sebze, içindeki antikanserojen maddeler sebebiyle meme, prostat, kalın bağırsak ve idrar kesesi kanserlerine karşı vücudu bir kalkan gibi koruyor. Brokolide bol miktarda A, C ve E vitamini vardır. Orta büyüklükteki bir brokoli, günlük C vitamini ihtiyacımızın tam iki katını karşılar. Başta kanser, kalp-damar rahatsızlıkları, eklem romatizması ve alzheimer olmak üzere vücutta çeşitli hastalıkları yok edici özelliğe sahiptir. Aynı zamanda iyi bir kalsiyum, potasyum, magnezyum ve selenyum kaynağı olan brokoli prostatın en iyi ilâcıdır. Prostat dokusundaki büyümeyi durdurur, hatta küçülmesini sağlar.

Brokoli kürü şöyle hazırlanır: Bir litre kaynamakta olan suyun içine 200-250 gram taze brokoli atılır. Hafif ateşte 4-5 dakika pişirilir. Soğuduktan sonra süzülüp yarısı sabah, yarısı da akşam aç karnına içilir. Bundan sonra 20 dakika su hariç hiçbir şey yiyip içmemelidir. Her 7 günlük uygulamanın sonunda 3 gün ara verilir. Toplam uygulama zamanı 21 gün olmalıdır.

BEYNE FAYDALI ve ZARARLI YİYECEKLER



İngiltere Zihin Sağlığı Vakfı Araştırma Direktörü Dr. Courtney Van de Weyer diyor ki: “İnsanların son zamanlarda edindikleri fast food türü beslenme alışkanlıkları dengeli ve sağlıklı olmaktan çıktı. Araştırmaya göre, yemlerde kullanılan katkı maddeleri ve tarım ilâçları, hayvan organizmasında değişikliğe yol açıyor. Bu sebeple de insanlar, Omega 6 adlı yağ asidini, Omega 3’ten çok daha fazla tüketir hâle geliyor. Bu dengesizliğe vitamin ve mineral eksikliği de eklenince, hafıza problemleri ve depresyon ortaya çıkıyor. Daha ileri dönemlerde ise alzheimer ve şizofreni belirtileri ortaya çıkmaya başlıyor.”

FAYDALI OLANLAR :

Lifli sebzeler,
Tohumlar ve fındık,
Buğday, kepek,
Organik yumurta,
Doğal yetişen balıklar,
Meyveler.

ZARARLI OLANLAR :

Kızartılmış fast food yiyecekler,
Rafine edilmiş ve işlenmiş besinler,
Fazla çay ve kahve,
Besinlere konulan bazı ek maddeler,
Tarım ilâcı kalıntısı olan besinler,
Alkol, şeker.

KEPEKLİ EKMEK

KEPEKLİ EKMEK

İnsanların gıda rejimlerinde bitkisel elyafın (posa-küspe-kepek) temel ihtiyaç olduğunda şüphe kalmamıştır. Bunlar az alınırsa, hastalık davet edilmiş olur. Posa, en çok tahıllarda bulunur ve kısaca kepek denir. Meyve ve sebzelerin kabuklarında, çekirdeklerinde de vardır. Hayat kurtarıcı kepek hergün bir miktar alınırsa sağlığımız korunur. Bunun için büyükler, günde 6 çay kaşığı, 5-13 yaşındakiler 2 çay kaşığı ve 3-5 yaşındakiler de yarım çay kaşığı kepeği yiyeceklerine karıştırmalıdır.

Bilhassa kabızlık çekenlere, basurlulara, şişmanlara, varis, koroner yetmezliği olanlara kepek ilâçtır. Günde en az bir defa tuvalete çıkan kimse yeterli kepeği alıyor demektir. Sağlıklı kalmak için, şekerli yiyecekler, yağ, meşrubat ve dondurma gibi rafine yiyeceklerden uzak durup, bal, pekmez, çeşitli meyve ve sebzeler tercih edilmelidir. Etler, kızartılmadan ve yağsız yenmelidir. Kepekli ekmek, çiğneme müddetini uzatır, tükürük salgısını da artırdığı için fazla gıda alımını önler.

Midede fazla kalacağı için çabuk acıktırmaz. Bağırsaktaki geçişleri ise hızlandırır.

Kepek suda çözülmez. Karbonhidrat ve yağlı maddelerin emilmesine kısmen mâni olur. Kan şekeri ve kan yağları üzerine müsbet tesir yapar.

Kepekte bulunan fitik asit, kalsiyum, demir ve çinko elementlerinin fazla emilimini azaltır. Kepekli un, mayalanırsa bu zararlı etkisi kaybolur.
,
Bol kepekli ekmeklerin kalori değeri azalmakta, buna karşılık vitamin ve protein değeri artmaktadır.

Kanda lipid ve kolesterol üzerine etkili olur.

ıhlamur her derde deva




Grip ve nezle hastalıklarının tedavisinde etkili olan ıhlamurun birçok derde deva olduğu bildirildi. Ihlamurun insan vücuduna sağladığı faydalar saymakla bitmiyor.

Grip ve nezle hastalıklarının tedavisinde etkili olan ıhlamurun birçok derde deva olduğu bildirildi.

Kış aylarının vazgeçilmez içeceklerinden biri olan ıhlamurun insan vücuduna sağladığı faydalar saymakla bitmiyor. Öksürük ve balgam için ıhlamurun kaynatılıp içildiğinde göğsü yumuşattığı, ciltte bulunan lekelere karşı da kaynatılmış ıhlamur suyunun sürülmesinin faydalı olduğu belirtiliyor. Grip ve nezle olan insanların ıhlamur içmeyi ihmal etmemeleri gerektiğini vurgulayan uzmanlar, bu tür hastalıklarda ıhlamurun terlemenin yanında vücudun direncinin artmasında da faydalı olduğunu açıkladı.
Kaynatılan ıhlamur suyu ile saçların yıkandığı zaman saç köklerinin beslendiğini ifade eden uzmanlar, ıhlamurun saç dökülmesine karşı tedavi edici olduğunu dile getirdi. Sabah aç karnına içilen ıhlamurun zayıflamak isteyenlere de yardımcı olacağına işaret eden uzmanlar, aşırı ve fazla miktarda kullanılacak ıhlamurun, kalbe zarar vereceği hususunda da uyarıda bulundu.

Vitaminler

A vitamini

A vitamini, büyüme, ve güçlü kemiklere ve dişlere sahip olmak için gerekli bir vitamindir. Yaşlanma sürecinde, cildinizin ve gözlerinizin sağlıklı kalmasına yardımcı olur. A vitamini, karaciğerde, balık karaciğer yağında, süt ürünlerinde, koyu yeşil ve sarı-turuncu renkli sebzelerde, ve meyvelerde bulnur. A vitamininin aşırı tüketilmesi durumunda, baş ağrısı, kaşınma, ve saç dökülmesi gibi semptomlar ortaya çıkabilir.


B vitamini

B grubunda pek çok vitamin bulunur. Vücut fonksiyonlarındaki pek çok işlevde rol alırlar. B grubu vitaminleri, ette, süt ürünlerinde, fındıkta, hububatta, ve lifli sebzelerde bulunur. B6 vitamininin aşırı tüketimi sinirlerde inflamasyona neden olabilir.


C vitamini

C vitamini sağlıklı dokuların oluşmasına yardım eder. Ayrıca iyileşme sürecinde de rol alır. C vitamini, meyvelerde ve domates, patates, ve yeşil biber gibi sebzelerde bulunur. Yüksek dozda C vitaminin soğuk algınlığını önlemeye yardımcı olduğu yaygın bir inançtır, ancak bu henüz bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. C vitaminin aşırı tüketimi, ishale ve böbrek taşına neden olabilir.

D vitamini

D vitamini, güçlü kemiklere ve dişlere sahip olmaya ve yaşlılık döneminde osteoporozun önlenmesine yardımcı olur. Süt ürünleri, yağlı balıklar, karaciğer ve yumurta sarısında bulunur. Güneş ışığı D vitamini için başka bir kaynaktır. D vitaminin aşırı tüketimi, sindirim sistemi bozukluklarına, depresyona, ve böbreklerde ve kan damarlarında kalsiyum birikmesine neden olabilir.

E vitamini

E vitamini, bedendeki hücrelerin sağlıklı olmalarına yardımcı olur. Ayrıca, alyuvarların oluşumuna da yardımcı olur. E vitamini, fındıkta, çekirdekte, bitkisel yağlarda, ette, hububatta, ve yumurta sarısında bulunur. E vitaminin aşırı tüketimi, mide rahatsızlığına, ve A,D,ve K vitaminlerinin emiliminin engellenmesine neden olabilir.


K vitamini

K vitamini, yaralanma sonrasında kanın pıhtılaşması için gerekli bir vitamindir. Lifli sebzelerde, bitkisel yağlarda, yumurta sarısında, ve karaciğerde bulunur. Ayrca K vitamini bağırsaklarda yaşayan bakteriler tarafından da üretilir.

GIDALARIN SIRRI RENGİNDE

Renkler sadece yiyecekleri hoş göstermez. Renklerine göre özel besleyicilikleri vardır. İşte renklerine göre gıdaların yararları...

Unutulmaması gereken ise, bir yiyeceğin rengi daha koyuysa daha fazla besleyici olduğu...


Kırmızı

Kırmızı renkli yiyecekler likopen bakımından zengin ve kanser riskini azaltıyor.Kırmızı renkli yiyeceklerin başında domates, karpuz, pembe greyfurt sayılabilir.


Mor

Mora yakın yiyecekler de, aynı özelliğe sahiptir. Üzüm, kırmızı şarap, böğürtlen, ahududu ve kırmızı elma bu tür yiyeceklerin başında gelir.


Portakal sarısı

Bu tür yiyecekler alfa ve beta keroten içeriyor, kanserin yayılmasını önyeici ve hücreleri yenileyici... Havuç, mango, kış meyveleri ve tatlı patates.


Sarı ve portakal sarısı

Bu tür yiyecekler başta C vitamini olmak üzere hücreleri koruyor ve beta-kriptoksin gibi bir çok bağışıklıkla ilgili mineraller içeriyor. Portakal, yeşil fasulye ve avakado bu grupta anılıyor.


Sarı ve yeşil

Bu tür yiyecekler lutein, keraten içeriyor ve göz sağlığı için yararlı.
Ispanak ve diğer yeşil sebzeler, taze mısır, yeşil fasulye, taze baklagiller ve avakado bu tür yiyeceklere örnek.


Yeşil

Yeşil renkli yiyecekler ise, genlerin bozulmasını engelliyor, kemik kanserine ve diğer kanserlere karşı önleyici özellik taşıyor. Brokoli, brüksel lahanası, karnıbahar, lahana bu tür besinlerin başında geliyor.


Beyaz/Yeşil

Bu tür yiyecekler hücrelerin ince zarını koruyor. Soğan, sarımsak, kereviz, armut, beyaz şarap bu grupta yer alıyor.